Hikayemiz
Dukonim Nasıl Doğdu?
Merhaba, ben Fikri.
Dukonim’in hikayesi aslında hiç planlamadığım, hatta bir dönem “asla yapmam” dediğim bir yerden başladı: esnaf tezgahından.
2021 yılında mimarlık fakültesinden mezun olduğumda aklımda büyük projeler, şantiyeler ve mimarlık dünyasına dair bambaşka hayaller vardı. Fakat hayat beni kısa sürede başka bir gerçekle tanıştırdı. Kendimi aile işinin içinde, dükkana gelen müşterilerle birebir ilgilenirken buldum.
Başta bu durum benim için bir sapma gibi görünüyordu. Zamanla fark ettim ki, gerçek ticaret tam da oradaydı: müşteriyle göz göze geldiğiniz, ihtiyacı doğrudan duyduğunuz, güvenin ve muhatap olmanın ne kadar önemli olduğunu gördüğünüz yerde.
Kırılma Noktası: Askerlik
Dükkanın yönünü değiştiren olaylardan biri bedelli askerlik sürecim oldu.
Askere giderken bana “orada her şeyi veriyorlar, fazla bir şey götürmene gerek yok” denmişti. Ben de yanıma çok az eşya alarak birliğe teslim oldum. Fakat daha ilk gün, askerde ihtiyaç duyulan ürünlerin ne kadar önemli olduğunu ve internette satılan birçok hazır asker paketinin gerçekte ihtiyacı tam karşılamadığını fark ettim.
Bu tecrübe, dükkanda asker malzemelerine daha ciddi bakmamı sağladı. Ardından kendi e-ticaret sitemi kurmaya karar verdim.
E-Ticaretin Görünmeyen Tarafı
Büyük pazaryerlerini incelediğimde yüksek komisyonlar, kargo maliyetleri, iade süreçleri ve esnafın üzerinde kalan ağır yüklerle karşılaştım.
Kendi web sitemi kurduğumda ise başka bir gerçekle yüzleştim. Siteye ödeme, taksit, kapıda ödeme gibi birçok özellik eklemiştim. Fakat bir gün kardeşim bana çok basit bir şey söyledi:
“Ben buraya güvenip kart bilgilerimi girmem.”
Haklıydı.
Siteye her gün yüzlerce kişi giriyordu. Ancak insanlar siparişi internetten vermek yerine Balıkesir’den, İzmir’den, çevre ilçelerden kalkıp Akhisar’daki dükkana geliyordu. Ürünü görmek, muhatap bulmak ve güvenmek istiyorlardı.
O gün şunu anladım:
E-ticaret, ticaretin yerine geçen bambaşka bir dünya değil. Ticaretin dijitaldeki uzantısı. Temelinde yine güven, muhataplık ve gerçek ilişki var.
Dukonim Fikri
Dukonim bu ihtiyaçtan doğdu.
Ben, esnafı yüksek komisyonlara, karmaşık ödeme sistemlerine ve ağır teknik süreçlere mecbur bırakan bir yapı kurmak istemedim.
Aksine, esnafın ürünlerini internette kolayca gösterebileceği; müşterinin ürünü görüp doğrudan işletmeyle iletişime geçebileceği sade, şeffaf ve kullanımı kolay bir platform hayal ettim.
Dukonim bir pazaryeri değildir.
Dukonim, esnafın kendi dijital vitrini oluşturmasını sağlar. Ürünler sergilenir, müşteri ürünü görür, sipariş veya iletişim doğrudan işletmeyle kurulur. Ödeme, teslimat ve müşteri ilişkisi yine esnafın kontrolünde kalır.
İsmi Neden Dukonim?
Başta platformun adını “Dükkanım” koymayı düşünüyordum. Hatta isim hakkını almak için kartımın hesap kesim tarihini beklerken, kısa bir gecikmeyle o isim başkası tarafından alındı.
Ben de bu duruma biraz sinirlenip biraz gülerek, hiçbir hazır kalıba benzemeyen ama bize ait duran yeni bir isim seçtim:
Dukonim.
Bugün bu ismi seviyorum. Çünkü Dukonim, zaten ezberden doğmuş bir iş değildi. Kendi yolu, kendi dili ve kendi derdi olan bir platformdu.
Biz Ne Yapıyoruz?
Dukonim, dijitalleşmek isteyen esnaf için sade bir vitrin sunar.
Bir ürünün fotoğrafını çekersiniz, mağazanıza yüklersiniz, adını ve fiyatını girersiniz. Kısa süre içinde müşterilerinizin görebileceği dijital bir mağazaya sahip olursunuz.
Amacımız esnafın yerine geçmek değil.
Amacımız, esnafın kendi ürününü daha kolay göstermesini, müşterisiyle daha düzenli iletişim kurmasını ve dijital dünyada daha görünür olmasını sağlamak.
Dukonim; tezgahın, vitrinin ve müşteriyle kurulan güven ilişkisinin dijitaldeki sade karşılığıdır.
Dukonim’e hoş geldiniz.